Herkese Merhaba

Değerli Meslektaşlar, anneler, babalar; bundan sonra rehberlikle ilgili konularda birlikte olacağız. Görüşmek üzere…

KARDEŞ OLABİLMEK

        Kardeş olmak zor mudur?

       Dünyaya tek başıma geldim. Sonrasında bir baktım, aslında yalnız değilim. Yanımda annem, babam, anneannem, babaannem, dedelerim, teyzem, halam, amcam, dayım bir sürü akrabam varmış. Bu insanlar yalnız geldiğim bu dünyada, beni sarıp sarmaladılar. El bebek gül  bebek büyüttüler. Annem kucağından hiç indirmedi, her ağladığımda yanıma koştu. Karnımı doyurdu, altımı temizledi, ninniler söyledi, yürümeyi öğretti, benimle resim yaptı. Ben ağlayınca ağladı, gülünce güldü ve daha sayamadığım nice iyilikler yaptı,hayatımı kolaylaştırdı. Babam başlangıçta bana korku ile yaklaştı, çünkü çok küçüktüm. Sonra o da bana alıştı. Benimle birlikte birçok şeyi öğrendi. Geceleri uykusuz kaldı, tıpkı annem gibi. Futbol oynadık, resim yaptık, arabalarla, bebeklerle oynadık, yemek yedik döktük  saçtık. Annemin kızacağı bir çok şeyi birlikte yaptık, ama hep mutlu olduk. more…

KENDİNE YETEBİLEN ÇOCUKLAR YETİŞTİRMEDE AİLENİN ROLÜ

Not: Bu blogta yer alan makalelerin tamamı yazarın yazılı izni alınmadan başka bir yerde yayınlanamaz. Yine makalelerden yazar adı ve blog adresi kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz. Yazarlar Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca hukuki ve cezai yollara başvurabilir.

Çocukların bireyselleşme çabaları okul öncesi dönemden itibaren başlamaktadır. Bu dönemde çocuğun söz konusu çabalarını gerçekleştirebilmesi için ona fırsatlar sunmak onun özgüven gelişimine doğrudan katkı sağlayacaktır.

Çocukların kendilerine yönelik geliştirecekleri olumlu duygular ve desteklenen girişimcilik ve özerklik duyguları çocukların kendilerine güvenen ve ayakları yere basan bireyler olarak yetişmelerine yardımcı olacaklardır.

Özgüvenli Çocuk Yetiştirmenin İlk Şartı Aşırı Koruyucu ve Kollayıcı ya da Mükemmeliyetçi Tutumlardan Uzaklaşmaktır.

Çocukları ile ilişkilerinde aşırı koruyucu ve kollayıcı tutum gösteren aileler çocuklarının bağımsızlık ve yeterlik duygusunu kazanmalarına engel olmaktadırlar. Benzer şekilde çocuklarından yapabileceklerinden fazlasını bekleyen aileler de çocuklarının kendine olan güvenlerini zedelemektedirler.

Yorulmasın diye kucakta taşınan, kırmasın diye evde bile sınırlanan more…

3 YAŞINDA OLMAK

Evet üç yaşında olmak, ayakkabısını giyerken,merdiven inip-çıkarken,yemek yerken,kalem tutarken,boya yaparken etrafındakilerden yardım bekleyen ben.

Ben üç yaşındayım, dünyaya bambaşka gözle bakan masum karşılıksız seven ve karşılıksız sevilmek isteyen ben.

Biliyorum sizde üç yaşında oldunuz,  benim gibiydiniz ama ben daha karmaşık bir dünyada modern yaşam tarzı ile anneanne usulü arasına sıkışmış bir yerde dünyaya daha da zekice bakan kişiyim.

Evet, üç yaşındayım inatçı, huysuz, her istediğimin olmasını isteyen olumsuz cümlelerden hoşlanmayan, başına buyruk ama hepsinden öte dünyadaki en masum kişiyim.

Öğretmenine sevgisini utanarak ‘biliyor musun annem seni çok seviyor’ diyerek belli eden,

Çizgi film kahramanı olan ‘Tarçın ve Arkadaşları’nı öğretmenimin arkadaşı sanan,

Annesinin babasının aldığı kıyafetleri öğretmenine göstermek için giyen,

Öğretmenine her gün oyun hamurundan kek, börek more…

Gerçekten Bilmem Gerekenlerin Hepsini Anaokulunda Öğrendim

İnternette okul öncesi eğitimle ilgili araştırmalar yaparken, Amerikalı yazar Robert FULHUM’un ”All I Really Need To Know I Learned In Kindergarten” kitabından bir bölümün cevirisine rastladım. Gerçekten düşünüp de ifade edemediğimiz bir çok seyi öyle öyle kısa ve net cümlelerle ifade etmiş ki hayran kaldım.

Buyrun bakalım bana hak verecek misiniz=)

 

“Gerçekten Bilmem Gerekenlerin Hepsini Anaokulunda Öğrendim

 

 

Yaşamla ilgili bilmem gereken her şeyi, nasıl yaşamam gerektiğini, nasıl olmam gerektiğini ve ne yapmam gerektiğini anaokulunda öğrendim. Akılcı bilgi üniversite dağının tepesinde değildi, ama anaokulunun kum havuzundaydı. Öğrendiklerim şunlardı:

  • Her şeyi paylaş.
  • Oynarken adil ol.
  • Kimseye vurma.      
  • Aldıklarını yerine bırak.
  • Kirlettiğin yeri temizle.
  • Senin olmayan şeyleri alma. more…

OYUN OYNAMA GÜNÜNÜN ARDINDAN

 

Yitirdiğimi sandığım çocukluğuma ağlarken,
Kirli ellerle çabucak yediğim ekmek arasının tadını,
Eve gitme vaktinin geldiğini hatırlatan akşam ezanını,
Oyunlarda kalan mızıkçılıkları,
Kaçıp kaçıp kendimi denize atmalarımı,
Memleketimi, memleketimin insanlarını,
Arkadaşlarımı,
İlk yaramı,
İlk aşkımın sıcaklığını; arayıp da bulamazken İstanbul’un köşe başlarında, Işık Hoca çıktı karşıma. Başlangıçta yalnızca gönüllü üstlendiğim bir görevdi benim için istedikleri. Ama o gün geldiğinde, kalbim oynamaktan, koşmaktan, uçarcasına ip atlamaktan deli gibi çarptığında anladım yanılgılarımı. more…

Alışverişte “el arabası”, Evde “TV kumadası”

Mecidiyeköy’de otobüs durağında bekliyorum. Her zamanki gibi kalabalık ve trafik sıkışık. havanın sıcaktan kavurması da cabası! Kalabalığın sesini bir kız çocuğunun ağlamaları bölüyor, dönüp bakıyorum tam arkamda annesi, annesinin arkadası ve onun çocuğu ile birlikte alışverişe çıkmışlar belli.
Ağlıyor, “neden gelmiyor bu otobüs, gelsin artık, çok yoruldum”,
annesi azarlıyor “seni bırakır giderim burada, yeter artık”, “bak şimdi çarpacam bir tane”, “ay ne mız mız şeysin! bak arkadasına o nasıl bekliyor”
Annenin arkadaşı giriyor söze, “ ayy elvaaaan iyi ki benim kızım değilsin, gerçekten çekemezdim seni böyle
Mesleki bir dürtü müdür bilemem ama kendimi zor tutuyorum yanlarına gidip “siz ne yapıyorsunuz” dememek için.
 Kadınlar bağırıyor… more…

Sanal Şiddet ve Çocuk

Sanal şiddet oyunlarının çocuklar üzerindeki etkileri, özellikle çocuk katil sayısında görülen belirgin artışla birlikte son zamanların en çok tartışılan konuların biri halini aldı. Her ne kadar bu oyunların adı sanal olsada çocuklar hatta yetişkinler üzerindeki etkilerin göz ardı edilemeyecek kadar gerçek olduğu inkar edilemez. Özellikle bu oyunları oynayan kişiler oyunun gerçek olmadığını akıldan çıkarmadıkça bir sorun teşkil etmediğini savunurken, uzmanlar ve araştırmalar bu gün tam tersini ispatlamışlardır.

Evet, bu oyunların çocuklar üzerinde,

  • Şiddete yöneltmek
  • Bağımlılık yapmak
  • Sosyal gelişimi engellemek
  • İletişim becerilerini zayıflatmak
  • Çocuğu hantallaştırmak
  • Düşünme becerilerini kısıtlamak gibi sayısız olumsuz etkileri vardır. more…

Yani! Dedem Öldü…

Üniversiteye yeni başladığım yıllarda dedemi kaybettiğimizde teyzemin çocuklarının biri 4 diğeri 5 yaşındaydı. Cenaze günü evdeki büyük farklılığı fark etmiş ve sürekli soruyorlardı. İşin kötüsü ben o zamanlarda bunun çocuklara çok dikkatli anlatılması gerektiğini biliyor ama ne söyleyeceğimi bilmiyordum. Onlara ” bütün sorularına cevap vereceğimi üst kata çıkıp beni beklemelerini, küçük bir telefon görüşmesi yapmam gerektiğini, bir kaç dk içinde yanlarına geleceğimi söyledim.
Hemen dışarı çıkıp lisedeki rehber öğretmenimi aradım ve ne yapmam gerektiğini sordum. Zehra hoca; Çocuğa Ölümü Anlatmak başlıklı yazımdakine benzer noktalara dikkat çekmişti. Televizyonda çocukların ölümle ilgili şeylere şahit olup olmadıklarını, hiç ölmüş bir canlı görüp görmediklerini sordu. more…

ÇOCUĞA ÖLÜMÜ ANLATMAK

Ölümün çocuklar tarafından algılanması ile bir yetişkin tarafından algılanması birbirinden oldukça farklıdır. Bu sebepledir ki çocuğun çevresinden biri vefat ettiğinde bir çok yetişkin ölümü çocuğa nasıl anlatacakları konusunda zorluk çekmektedirler. Bu konuda özellikle internet ortamında bir çok yazı dolaştığını ve bu yazılardan bir kısmında sakıncalı ifadelerin yer aldığını fark ettim. Önce internet oratamında dolaşan bu yazılarda geçen ifadelerden bazılarının ve toplumda var olan yaygın uygulamaların sakıncalarını her ifadeyi tek tek açıklayarak göstermeye çalışacağım. Daha sonra doğru bir yaklaşımla çocuk üstünde oluşacak olumsuz etkileri minimize edeceğimize bakacağız.

Yanlışlar

1. ……..  uyudu ve sonsuz bir uykuya daldı.

Bu ifade her ne kadar çocuğu rahatlatacakmış gibi görünse de, çocuğun bu ifadeyi duyan çocukların uykudan, uyuduktan sonra bir daha uyanamaktan korkmasına neden olabilmektedir. Çocuklarda uyumak istememe uykuya karşı direnme, uymaktan korma davranışları gözlenebilmektedir.

2. ……… öldü cenetin bir kuşu oldu, orada bizden çok daha iyi yaşayacak, her istediğini elde edebilecek. Zamanı gelidiğinde biz de onun yanına gideceğiz.

Bu ifade henüz somut şeyleri algılayabilen okul öncesi dönem çocuğu için oldukça karmaşıktır. more…